17 Temmuz 2018 Salı

Tokat'a şehit ateşi düştü

Ben Deniz Kızı Gördüm.

Ben Deniz Kızı Gördüm.

05 Eylül 2013 Perşembe 20:37
Ben Deniz Kızı Gördüm.
 Yarı insan, yarı balık bu yaratıklarla ilgili bilgiler Milattan 5000 yıl öncesine kadar gidiyor.  

Belinden yukarısı dişi bir insan görünümünde olan, ama aynı zamanda bir balık kuyruğuna sahip olan efsanevî deniz yaratıklarıdır.

 

Onların denizcilere şarkı söylediklerini çocukluğumdan beri masallarda, efsanelerde okurum ya da duyarım.

Filmlerde izlemişimdir. Bu seferde boğulmak üzere olan yakışıklı gençleri kurtarırlar.

Efsanelerde çeşitli isimlerle adlandırılmışlardır.

Yunan mitolojisinde sirenler daha sonra denizkızlarıyla aynı düşünülmüş.

Bazı mitolojik hikâyelerde su perileri olarakta denizkızlarını anlatmış…

 

Denizkızı efsanelerde geçiyor.

Masallarda anlatılıyor.

Çocukluğumuzdan itibaren denizkızlarını biliriz.

Çok güzeldirler, saçları bellerine kadar uzundur.

Sadece belden çok aşağıdan başlayan pulları ile balık kuyruğuna benzeyen kuyrukları ayaklarının yerindedir.

Biz buna biraz öncede söylediğim gibi masallarda geçer deriz.

 

Bütün bunları düşündükten sonra insanın aklını karıştıran bazı sorular var. Dünyadaki bütün ülkelerde bir denizkızı masalı vardır.

Denizkızlarının efsanelerinde yerleri vardır.

O kadar çok ülkede denizkızı heykeleri vardırki bu bile şaşırtıcıdır.

Filmlerde onlardan söz edilir.

Efsanelerde onlar anlatılır.

Güzel resimlerde denizkızları tasvir edilir.

Yağlıboya tablolarda bile çok güzel bir denizkızının resmi yapılmışsa mutlaka farkedilir ve bir süre izlenir.

Denizkızları farklıdır.

Peki denizkızları gerçekmidir?

 

Ben denizkızı görmüştüm.

Okurların çok şaşırdıklarını biliyorum. Anlatıyorum.

 

Babamın memuriyeti sebebiyle biz çok şehirlerde bulunduk.

Çok küçük olduğumu hatırlıyorum.

 İlkokula başlamamıştım. Bulunduğumuz yerde panayır kurulmuştu.

Babam beni annemi ve kardeşlerimi, panayıra götürmüştü.

Birçok yeri gezdirmişti.

Sonra bir büyük çadır dikkatimizi çekmişti.

Zaten dikkati çekmeyecek gibi değildi ki.

Çadırın önünde bir adam elinde bir çan tokmak sallıyordu ve aralıksız bağırıyordu.

 

“Açık denizlerden binbir güçlüklerle yakaladığımız denizkızını görmek isteyenler bu tarafa gelsinler. Balıktan kız olur mu demeyin. İçeri girin bakın. Yarısı balık, yarısı insan denizkızı sizi bekliyor. Kime bakarsa, hatta çok bakarsa onun dileği olacaktır. Haydi, girin içeriye…”

 

Babam ısrarlarımıza dayanamamıştı.

Çadırdan girdiğimiz andan itibaren ürkmüştüm.

Gerçekten bir kadın uzanmıştı.

Belden aşağısı balıktı ve belden aşağısı suyun içindeydi.

İçeride ağır bir koku vardı.

Balık kız gelenlere bakıyordu. Garip bir şekilde bakıyordu.

Sanki korkutmak ister gibiydi.

Ben annemin elini çok sıkmıştım.

 Çok korkmuştum.

Bana bakmasın istiyordum. Meraklı ruhumda huzurlu olmadığından korkumu yenmeye çalışıyor ve balık kıza bakıyordum.

Öylesine orada yatıyordu.

Yan yatıyordu.

Kolunu dirsekten dayamış öylece duruyordu.

Babamla annemin bir şeyler fısıldadıklarını duyuyordum ama korkumdan sesleri uğultu halinde geliyordu.

Bir süre durduk içerde.

Kardeşim Ömer bana baktı – bana baktı diye bağırmıştı.

Bende balık kıza nasıl baktı isem, kız bir süre bana bakmıştı.

Kardeşim yine bağırmıştı.

Sanada baktı – sanada baktı.

Bize bakmıştı. Zaten işi oydu.

Herkese bakacaktı.

Biz dışarı çıktığımızda ben babama o gerçek değildi değil mi? Demiştim.

Babam. Sence gerçek olabilir mi? Demişti.

Tabiki olamazdı. Ben balık kızı öyle görmüştüm.

Sonra hep balık kızlarının hikâyelerini dinledim.

Resimlerini gördüm. O dünyalar güzeli balık kızı – denizkızını hatırladım.

Bu gün bile o masum yüzü, o tuhaf bakışları hatırlarım.

 

Denizkızları güzel olmalı…

 

Vikipedi onlardan şöyle sözediyor.

 

Bu yarı insan yarı balık vücutlu insansıların efsaneleri M.Ö. 5,000 yılına kadar dayanır.

 

Genel bir kanı ise, bu efsanelerin oluşumunda, denizineklerinin büyük etkisi olduğudur.

 

Bu teoriyi destekleyecek bir örnek olarak, Christopher Columbus'un yenidünyaya olan yolculuğu sırasında denizkızları gördüğünü, ama çok çirkin olduklarını ve daha cazip olmalarını beklediğini söylemesi verilebilir.

 

Denizinekleri gibi büyük vücutlu deniz memelilerinin kolları, yavrularını bir beşikte gibi taşıyabilmeleri için evrim geçirmiş ve insan kollarına benzemiştir.

 

Denizcilerin bu deniz memelilerini görüp doğaüstü yaratıklar olduklarını düşünmeleri oldukça mümkündür.

 

Geleneksel denizkızı betimlemelerindeki, akan uzun saçların ise, denizineklerinin okyanus yüzeyine yakın yerlerde yüzerlerken kafalarına dolanan yosunların verdiği uzun saçlı görüntüsünden kaynaklandığı düşünülmektedir.

 

Denizkızı gördüğünü iddia edenlerin verdiği ortak bilgiler de yosun renkleriyle ve denizineklerinin özellikleriyle oldukça uygundur.

 

Denizkızlarını konuşmayan, yeşil, siyah, kahverengi veya sarı saçlı, balık kuyruklu, genelde okyanuslarda ve bazen de nehirlerde yüzen doğaüstü insansılar olarak tanımlarlar.

 

Vikipedi’nin yazdıklarını yayınlayacağız ama arasına şöyle efsaneden de bir şeyler koyalım.

 

Ber yerde şöyle bir şey yazmışlar.

Denizkızı hikâyeleri neredeyse evrenseldir.

Bilinen ilk denizkızı hikâyesi M.Ö. 1,000 yılında Asurlularda görülmüş.

Asur kraliçesi Semiramis'in annesi Atargatis, ölümlü bir çobana âşık olan ölümsüz bir tanrıçadır.

 

Fakat âşık olduğu genç çoban ölür ve o da bir balığa dönüşmek için bir göle atlar.

 

Su, onun mükemmel vücudunu ve doğasını gizlemez, bunun

İlk Atargatis betimlemeleri insan kafası ve bacakları olan bir balık şeklindedir (Babil tanrısı Ea gibi).

 

Yunanlılar ise Atargatis'i Derketo diye tanımışlar ve Afrodit'in yanında betimlemişlerdir.

 

Bunları okuyunca gerçekten bunlar yaşadılar mı ya da hala açık sularda yaşıyorlar mı diyoruz. Mesela Kristof Kolomb denizkızlarını gördüğünü ama onları güzel bulmadığını yazmış.

 

Denizkızları ile ilgili o kadar çok anlatı varki. Hangisini yazacağımı bilemedim. Bakın bir kaçını aktarıyorum.

Denizkızlarını gördüklerini söyleyenler o kadar çokmuş ki…

 

Antik bir kitapta yazılanlara göre yarısı kadın, yarısı balık biçimindeki denizkızları balıkları kutsal kabul ettikleri için asla yemiyorlarmış.

 

Binbirgece masallarında da denizkızlarından söz edilmekte, hatta insanlarla evlenebiliyorlarmış.

 

İngiliz kültüründeyse, denizkızlarından uğursuzluk getiren, ya da felaketleri önceden sezen, felaketleri kışkırtan, bazen de tam tersine insanlara yardım eden iyileştiren yaratıklar olarak tasvir ediliyormuş.

 

Denizkızları ile ilgili çok efsaneler varki, denizkızları ile ilgili.

Yine söyleyeceğim. Hiç durmadan tekrarlayacağım.

Yazı yazmak mutlaka çok güzel…

Mitolojiden bir şeyleri okumak, hayal etmek çok farklı bir güzellik oluyor.

Nasıl tanımlanabilir ki…

 Antik dönemde de denizkızlarından söz edilmiş, daha sonralarda da şimdilerde de.

Sizlere soruyorum. Sizce denizkızları gerçekten yok mu?

Belinden yukarısı dişi bir insan olan, balık kuyruğuna sahip olan bu güzel kızlar düşsel inanışlarmıdır!

   Nazan Şara Şatana

 

Haber Kaynağı: Nazan Şara Şatana / İstanbul
Anahtar Kelimeler: Ben Deniz Kızı Gördüm.

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 2 yorum mevcut

    • Mustafa yigit 3 yıl önce yorumlandı

      Valla ne kadar dogru ne kadar yanlis bilemiyordum taki bir aile dostumuz var su anda yasi 65 67 arasinda yasi ben 19 yasinda iken bizim kasabanin icme suyunun geldigi goletin kenarindan gecerken kayanin ustune oturmus sacini eliyle tarar gibi gordum beni gorunce suyun icine daldi dedi ozaman biz merakla memet amcanin soyledigi dogrumudur acaba diye terttute kapildik ama dusunuyorumda memet amca bu zamanin cok iyi ahlakta yetismis sayisi gercekten cok az olan cok iyi bir insan olusundandir diyorum cunku ALLAH her insana gostermez o sekilde mucizevi varliklari zaten memet amcada soyluyor bunu soyledigimde kimse bana inanmadi dedi ama ben gercekten memet amcaya cani yurekten inaniyorum.

    • Mustafa yigit 3 yıl önce yorumlandı

      Valla ne kadar dogru ne kadar yanlis bilemiyordum taki bir aile dostumuz var su anda yasi 65 67 arasinda yasi ben 19 yasinda iken bizim kasabanin icme suyunun geldigi goletin kenarindan gecerken kayanin ustune oturmus sacini eliyle tarar gibi gordum beni gorunce suyun icine daldi dedi ozaman biz merakla memet amcanin soyledigi dogrumudur acaba diye terttute kapildik ama dusunuyorumda memet amca bu zamanin cok iyi ahlakta yetismis sayisi gercekten cok az olan cok iyi bir insan olusundandir diyorum cunku ALLAH her insana gostermez o sekilde mucizevi varliklari zaten memet amcada soyluyor bunu soyledigimde kimse bana inanmadi dedi ama ben gercekten memet amcaya cani yurekten inaniyorum.

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK OKUNANLAR
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV